California Üniversitesi Berkeley ve Johns Hopkins Üniversitesi araştırmacıları, modern insan genomundaki açıklanamayan DNA dizilerinin kökenine dair yeni bulgulara ulaştı. Çalışma, Homo erectus ve bilinmeyen atalarla gen alışverişi olasılığını gündeme getiriyor.
California Üniversitesi Berkeley ve Johns Hopkins Üniversitesi'nden araştırmacılar, modern insan genomunda yaklaşık 20 yıldır açıklanamayan bazı DNA dizilerinin kökenine ilişkin yeni bilgiler elde etti.
Araştırmada, bu DNA dizilerinin daha önce genomu dizilen Neandertal veya Denisovalılara ait olmadığı belirlendi. UC Berkeley tarafından 30 Temmuz'da yayımlanan açıklamada, 'TRACE' adlı yeni bir yöntem kullanılarak günümüzde yaşayan insanların genomları analiz edildi.
Bu yöntem, genom içindeki DNA parçalarının geçmişteki ortak atalarla ilişkisini inceleyerek modern insanlara geçmişte gerçekleşen gen aktarımının izlerini tespit etmeyi amaçlıyor. Çalışmada, bu gruplardan birinin Homo sapiens'in Afrika dışına yayılmasından önce atalarımızla çiftleşmiş olabileceği ifade edildi.
İkinci genetik katkının ise yaklaşık 2 milyon yıl önce Afrika'dan çıkarak Asya'nın geniş bölgelerine yayılan Homo erectus ile bağlantılı olabileceği öne sürüldü. Araştırmacılar, Homo erectus'un modern insanlarla doğrudan karşılaşmak yerine Denisovalılarla gen alışverişinde bulunmuş olabileceğini ve bu genlerin Denisovalılar aracılığıyla modern insanlara aktarıldığını değerlendiriyor.
Neandertaller ve Denisovalılar, insanlık tarihinin bilinen parçası olarak kabul ediliyor. Modern insanın diğer homininlerle karşılaşması ve gen alışverişi yeni bir kavram değil. Neandertal ve Denisovalı fosillerinden elde edilen DNA'nın modern insan genomlarında izlerinin bulunması, bu topluluklarla atalarımız arasında melezleşme yaşandığını ortaya koymuştu.
Yeni araştırmalar ise insan evriminin yalnızca birkaç bilinen tür arasındaki ilişkiden ibaret olmayabileceğini gösteriyor. Bilim insanları, fosil kayıtlarında henüz tespit edilemeyen toplulukların da modern insan genomunda iz bırakmış olabileceğini düşünüyor.
Bu bulgular, insanlık tarihini yalnızca fosiller üzerinden takip etmenin neden zor olduğunu da ortaya koyuyor. Genetik araştırmaların yanı sıra arkeolojik buluntular, geçmişte yaşamış insanların kullandığı malzemeler ve teknolojiler hakkında daha önce bilinmeyen ayrıntılar sağlıyor.
KaynakHaber Merkezi