Tüm Yerel-Sen, TÜİK'in enflasyon verilerine ve Bakan Şimşek'in açıklamalarına tepki gösterdi. Sendika, fiyatların düşmediğini, maaşların ise hayat pahalılığı karşısında eridiğini belirtti.
TÜİK, ağustos ayı enflasyonunu yüzde 1,84, yıllık enflasyonu ise yüzde 31,51 olarak açıkladı. Bu rakamlara Tüm Yerel-Sen tarafından tepki geldi.
Sendika açıklamasında, TÜİK verilerine göre enflasyonun düşüyor görünse de market fiyatları, kiralar, faturalar ve mutfak masraflarının azalmadığı ifade edildi. Maaşların ise henüz cebe girmeden değer kaybettiği belirtildi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in temel mal enflasyonunun yüzde 15,9 ile son yılların en düşük seviyesine indiğini ve kira enflasyonunun da 46 ayın en düşük seviyesinde olduğunu söylediği hatırlatıldı. Ancak sendika, hangi memurun kira fiyatlarının yüzde 15,9 düştüğünü ve hangi kamu çalışanının fiyatların ucuzladığını gördüğünü sordu.
Açıklamada, emekçilerin yaşadığı hayat pahalılığının ortada olduğu ve "fiyat istikrarı" söyleminin gerçeği yansıtmadığı vurgulandı. Fiyatların artış hızının düşmesinin fiyatların düştüğü anlamına gelmediği, geçmişteki yüksek fiyat artışlarının üzerine her ay yenilerinin eklendiği kaydedildi. Maaşların ise hayat pahalılığının gerisinde kaldığı belirtildi.
Sendika, memurların asıl sorununun enflasyon rakamları değil geçinememek olduğunu ve kamu emekçilerinin artık maaşlarının ayın kaçıncı gününde tükendiğine baktığını ifade etti. Kira, gıda, ulaşım, eğitim ve faturalar karşısında maaşların eridiği, ekonomik programın başarısından söz edilemeyeceği belirtildi.
Açıklamada, fiyat istikrarı sağlanacaksa bunun bedelinin memurun maaşından, emeklinin sofrasından ve işçinin ücretinden kesilmemesi gerektiği vurgulandı. Tüm Yerel-Sen, insanca yaşamaya yetecek ücret, adil gelir dağılımı ve gerçek ücret güvencesi talep etti. Ayrıca krizin faturasının emekçilere ödetilmemesi gerektiği, bütçenin sermayeye değil emeğe ayrılması gerektiği ifade edildi.
KaynakHaber Merkezi