<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>SAĞLIK - Haber Sitesi Yazılımları - Haber Scripti</title>
<link>https://medyahabercisi.com/saglik/</link>
<description>sağlık ile ilgili güncel haberler</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://medyahabercisi.com</copyright>
<image>
<title>https://medyahabercisi.com</title>
<url>
https://medyahabercisi.com/images/genel/logo2.png
</url>
<link>https://medyahabercisi.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Günde altı kuru erik tüketimi kalp ve kemik sağlığını destekliyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://medyahabercisi.com/images/haberler/gunde-alti-kuru-erik-tuketimi-kalp-ve-kemik-sagligini-destekliyor-523d249b.webp" width="250"><br>Kuru eriğin besin içeriği ve sağlık faydaları üzerine yapılan araştırmalar, bu meyvenin günlük beslenmede önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.<br />
<br />
Sadyogrody'de yer alan habere göre, uzmanlar günde altı adet kuru erik tüketmenin kalp sağlığından kemik yoğunluğuna, sindirim sisteminden sinir sistemine kadar birçok alanda fayda sağladığını ifade ediyor.<br />
<br />
Kuru erik, A, K ve B grubu vitaminleri açısından zengin bir kaynak olarak bağışıklık sistemini destekliyor. Aynı zamanda cilt, saç ve tırnak sağlığı ile hormonal ve sinirsel metabolizmanın düzenlenmesine katkı sağlıyor. A vitamini görme yetisini ve cildi korurken, C, K ve B6 vitaminleri bağışıklık dengesini destekliyor. Ayrıca kuru erik, doğal prebiyotik özelliğiyle bağırsak mikroflorasının gelişimine yardımcı oluyor.<br />
<br />
Meyveler arasında potasyum oranı yüksek olan kuru erikte 100 gramda 732 mg potasyum bulunuyor. Potasyum kalp fonksiyonlarının düzenlenmesi, kan basıncının kontrolü ve kas sağlığı açısından önemli bir mineral. Kuru erikteki bakır kalp-damar sistemini, manganez kemik yapısını, magnezyum ise hafıza ve odaklanmayı destekliyor. İçeriğindeki beta-karoten cildin UV ışınlarına karşı korunmasına katkıda bulunuyor.<br />
<br />
Kuru erikteki demir, anemi belirtilerinin önlenmesine yardımcı olurken günlük demir ihtiyacının karşılanmasını destekliyor. Yüksek K vitamini içeriği kan pıhtılaşmasını, damar esnekliğini ve kalsiyum metabolizmasını düzenliyor. K vitamini, kalsiyum ve fosfor bileşimi kemik erimesinin (osteoporoz) önlenmesinde rol oynuyor. Araştırmalar, menopoz sonrası kadınlarda günde yaklaşık 50 gram kuru erik tüketiminin kemik yoğunluğu kaybını yavaşlattığını gösteriyor.<br />
<br />
Kuru erik, yüksek lif ve sorbitol içeriği sayesinde bağırsak hareketlerini düzenliyor. Düzenli tüketimi kabızlığı önlerken, liflerin sağladığı tokluk hissi günlük kalori alımını sınırlandırmaya ve kilo kontrolüne yardımcı oluyor.<br />
<br />
Uzmanlar, altı adet kuru eriğin atıştırmalık olarak ya da kahvaltılık gevrek, yulaf ve salatalara eklenerek günlük beslenmeye kolayca dahil edilebileceğini belirtiyor.]]></description>
<link>https://medyahabercisi.com/gunde-alti-kuru-erik-tuketimi-kalp-ve-kemik-sagligini-destekliyor/1745/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:26:58 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kalp sorunlarına işaret eden belirtiler ve kontrol önerileri</title>
<description><![CDATA[<img src="https://medyahabercisi.com/images/haberler/kalp-sorunlarina-isaret-eden-belirtiler-ve-kontrol-onerileri-f5e81dbe.webp" width="250"><br>Kalp hastalıkları her zaman şiddetli ve kolay fark edilen belirtilerle ortaya çıkmayabilir. Bazı küçük şikayetler, kalp sorunlarının ilk işaretleri olabilir. Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, tekrarlayan bazı belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini belirtti.<br />
<br />
Merdiven çıkarken zorlanma, hafif göğüs sıkışması, halsizlik, baş dönmesi, soğuk terleme ve hazımsızlık gibi şikayetler genellikle stres veya yorgunluğa bağlanabilir. Ancak bu belirtiler tekrarlıyorsa veya günlük yaşamı etkiliyorsa ihmal edilmemelidir. 40 yaşından sonra yılda bir kez kalp kontrolü önerilmektedir. Ailesinde kalp hastalığı bulunanlar veya hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ile sigara kullananlar daha erken yaşta kontrole başlamalıdır.<br />
<br />
Önemli belirtiler arasında açıklanamayan soğuk terleme, özellikle gece uykuyu bölen terlemeler yer alır. Baş dönmesi, göz kararması ve baygınlık hissi sık tekrarlıyorsa ya da nefes darlığı ve çarpıntı ile birlikteyse dikkate alınmalıdır. Çarpıntı, kalbin aniden hızlanması veya düzensiz atması uzun sürüyorsa ve diğer şikayetlerle birlikte görülüyorsa araştırılmalıdır.<br />
<br />
Göğüste hafif ya da aralıklı sıkışmalar, özellikle eforla artıyorsa önemsenmelidir. Ayak bileği ve bacaklarda şişlik ile ağrı, özellikle nefes darlığı ile birlikteyse ihmal edilmemelidir. Gece nefes darlığı veya yatınca nefes almakta zorluk yaşanıyorsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.<br />
<br />
Sırt, çene, boyun, kol veya omuza yayılan ağrılar kalp sorunlarının belirtisi olabilir. Bu ağrılar genellikle göğüs ağrısıyla birlikte ya da ondan önce ortaya çıkabilir. Halsizlik ve dinlenmeyle geçmeyen bitkinlik, mide bulantısı ve hazımsızlık da kalp sorunlarına işaret edebilir.<br />
<br />
Kadınlarda kalp krizi belirtileri daha belirsiz olabilir; nefes darlığı, aşırı yorgunluk, mide bulantısı ve sırt ya da çene ağrısı gibi şikayetler gözlemlenebilir. Basit eylemlerde zorlanma ve eforla nefes darlığı artışı da kalp sorunlarının belirtisi olabilir.<br />
<br />
Bu belirtiler tekrarlıyorsa veya günlük yaşamı etkiliyorsa uzman görüşü alınması önemlidir.]]></description>
<link>https://medyahabercisi.com/kalp-sorunlarina-isaret-eden-belirtiler-ve-kontrol-onerileri/1744/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:26:57 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Potasyumun kalp ve kas sağlığındaki önemi ve besin kaynakları</title>
<description><![CDATA[<img src="https://medyahabercisi.com/images/haberler/potasyumun-kalp-ve-kas-sagligindaki-onemi-ve-besin-kaynaklari-19912141.webp" width="250"><br>Potasyum, vücudun sağlıklı çalışması için gerekli temel minerallerden biridir. Hücre içindeki en yüksek mineral oranına sahip olan potasyum, sıvı dengesinin korunmasında önemli rol oynar. Kasların, sinirlerin ve kalbin düzenli çalışması için sodyum, magnezyum ve kalsiyum ile birlikte görev yapar.<br />
<br />
Vücut potasyumu üretemediği için günlük beslenme ile alınması gereklidir. Muz, avokado, kivi, portakal, patates, ıspanak, baklagiller, kuruyemişler, süt ürünleri ve bazı balıklar başlıca potasyum kaynaklarıdır. Bu besinlerin düzenli tüketimi, potasyum ihtiyacının büyük kısmını karşılar.<br />
<br />
Kandaki potasyum düşüklüğü hipokalemi olarak adlandırılır ve kusma, ishal, aşırı terleme, bazı ilaçlar veya yetersiz beslenme nedeniyle gelişebilir. Belirtileri arasında halsizlik, kas güçsüzlüğü, kramplar, yorgunluk ve kalp ritim bozuklukları yer alır. Tanı kan testi ile konur ve tedavi eksikliğin sebebine göre planlanır.<br />
<br />
Potasyum ihtiyacı sporcular, aşırı terleyenler, ishal veya kusması uzun sürenler, idrar söktürücü kullananlar, hipertansiyonu olanlar, az meyve-sebze tüketenler, yaşlılar ve gebelerde artabilir. Kronik böbrek hastaları ise potasyum alımını doktor kontrolünde düzenlemelidir.<br />
<br />
Potasyum takviyesi ancak doktor önerisiyle ve eksiklik durumunda kullanılmalıdır. Gereksiz veya aşırı kullanım hiperkalemiye yol açabilir, bu da kalp ritim bozuklukları ve kas sorunlarına neden olabilir.<br />
<br />
Potasyumun faydaları arasında kas gücü ve hareketini desteklemesi, tansiyonun dengelenmesi, kalp ritmi ve damar sağlığının korunması, sinir sistemi fonksiyonlarının düzenlenmesi, sıvı-elektrolit dengesinin sağlanması, böbrek taşı riskinin azaltılması, kemik sağlığının desteklenmesi ve egzersiz performansının iyileştirilmesi sayılabilir.<br />
<br />
Günlük potasyum alımını artırmak için kahvaltıda muz veya avokado, ara öğünlerde kuru kayısı, incir veya kivi; ana öğünlerde baklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler tercih edilebilir. Kuruyemişler ve çeşitli meyve-sebzeler dengeli beslenmeye katkı sağlar. Sağlıklı yetişkinler için günlük önerilen potasyum miktarı yaklaşık 2.600-3.400 mg arasındadır ve bu miktar yaş, cinsiyet, gebelik gibi durumlara göre değişiklik gösterebilir.]]></description>
<link>https://medyahabercisi.com/potasyumun-kalp-ve-kas-sagligindaki-onemi-ve-besin-kaynaklari/1743/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:26:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Jelibonun içerdiği jelatinin cilt ve eklem sağlığına etkisi değerlendirildi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://medyahabercisi.com/images/haberler/jelibonun-icerdigi-jelatinin-cilt-ve-eklem-sagligina-etkisi-degerlendirildi-d40ad18f.webp" width="250"><br>Sosyal medyada ve çevrede, jelatinli şekerlemelerin cilt, saç, tırnak ve eklem sağlığına iyi geldiği yönünde iddialar yer alıyor. Bu iddialar, hayvan dokularından elde edilen jelatin maddesine dayanıyor.<br />
<br />
Jelatinin içerisinde, vücut dokularını destekleyen glisin ve prolin gibi amino asitler ile kolajen proteini bulunuyor. Kolajen, saç ve tırnak yapısının güçlenmesi ile eklem sağlığının korunmasında rol oynayan bir bileşen olarak biliniyor.<br />
<br />
Buna karşın, jelibon gibi şekerlemelerin içeriğinde işlenmiş şeker, nişasta, yapay tatlandırıcılar, renklendiriciler ve koruyucu maddeler bulunuyor. Yüksek şeker tüketiminin obezite, diş çürümeleri, insülin direnci ve vücutta iltihaplanma riskini artırdığı belirtiliyor.<br />
<br />
Ayrıca, jelatinin ısıl işlemden geçmesi ve yoğun şekerle karıştırılması, biyoyararlanım oranını saf kolajen peptidlerine kıyasla değiştirebiliyor. Bu nedenle beslenme literatüründe, kolajen ve amino asit ihtiyacının doğal kemik suyu, et, balık ve şekersiz takviye ürünleriyle karşılanması öneriliyor.]]></description>
<link>https://medyahabercisi.com/jelibonun-icerdigi-jelatinin-cilt-ve-eklem-sagligina-etkisi-degerlendirildi/1742/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:26:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakaları artıyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://medyahabercisi.com/images/haberler/yunanistanda-bati-nil-virusu-vakalari-artiyor-dee9a838.webp" width="250"><br>Yunanistan'da sivrisineklerle bulaşan Batı Nil virüsü vakalarında artış yaşanıyor. Başkent Atina ve çevresinde vaka sayısının yükselmesi nedeniyle uzmanlar uyarılarda bulunuyor.<br />
<br />
Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) Başkanı Prof. Dr. Theodoros Vasilakopulos, virüsün ülkenin farklı bölgelerinde görüldüğünü ve 2010'dan bu yana endemik olduğunu açıkladı. Sivrisineklerin virüsü yabani kuşlardan insanlara taşıdığı ifade edildi.<br />
<br />
Vasilakopulos, özellikle Attika bölgesindeki vaka artışında nem ve durgun suların sivrisineklerin çoğalmasını kolaylaştırdığını belirtti. Sivrisineklerle mücadelede kullanılan ilaçların diğer canlılara zarar verme riski nedeniyle kontrollü uygulandığı ve vaka tespit edilen bölgelerin ilaçlandığı bildirildi.<br />
<br />
Vatandaşlara akşam saatlerinde dışarı çıkarken sivrisinek kovucu kullanmaları önerildi.<br />
<br />
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi verilerine göre Yunanistan, Batı Nil virüsü vakalarında Avrupa'da İtalya'dan sonra ikinci sırada yer alıyor. EODY verilerine göre 5 Ağustos itibarıyla ülkede 65 vaka tespit edilirken, 65 yaş üzerindeki 6 kişi yaşamını yitirdi. Geçen yıl aynı dönemde 35 vaka görülmüş, yıl genelinde ise 96 vaka ve 10 ölüm kaydedilmişti.]]></description>
<link>https://medyahabercisi.com/yunanistan-da-bati-nil-virusu-vakalari-artiyor/1741/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:26:55 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Fransa Val-de-Marne'de tüberküloz vakaları nedeniyle temaslı taramaları başladı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://medyahabercisi.com/images/haberler/fransa-val-de-marnede-tuberkuloz-vakalari-nedeniyle-temasli-taramalari-basladi-8a455668.webp" width="250"><br>Fransa'nın Val-de-Marne vilayetinde tüberküloz vakalarıyla ilgili gelişmeler yaşandı. Bölgesel Sağlık Ajansı, Ivry-sur-Seine kentinde geçen ay sonunda bir kişide tüberküloz tespit edildiğini duyurdu.<br />
<br />
Yapılan sağlık soruşturması kapsamında aynı vilayette iki kişide daha tüberküloz vakası belirlendi. Yetkililer, bu vakalarda görülen tüberküloz türünün çok bulaşıcı olmadığını açıkladı.<br />
<br />
Tüberküloz, "Mycobacterium tuberculosis" bakterisinin solunum yoluyla bulaşması sonucu oluşan ve genellikle akciğerleri etkileyen bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2025 Küresel Tüberküloz Raporu'na göre, her yıl yaklaşık 10 milyon kişi tüberküloza yakalanmakta ve 1 milyondan fazla kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir.<br />
<br />
Önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olan tüberküloz, uygun tedaviyle hastaların yaklaşık yüzde 90'ında iyileşme sağlanmaktadır.]]></description>
<link>https://medyahabercisi.com/fransa-val-de-marne-de-tuberkuloz-vakalari-nedeniyle-temasli-taramalari-basladi/1740/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:26:54 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Şekerin vücuda verdiği hasarın azaltılması ve geri döndürülmesi mümkün mü?</title>
<description><![CDATA[<img src="https://medyahabercisi.com/images/haberler/sekerin-vucuda-verdigi-hasarin-azaltilmasi-ve-geri-dondurulmesi-mumkun-mu-4e15d923.webp" width="250"><br>Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, SÖZCÜ TV’de şekerin yaşlanma ve vücuttaki zararları üzerine açıklamalarda bulundu. Şekerin kilo, diyabet ve Alzheimer gibi hastalıklara yol açtığını belirtti.<br />
<br />
Şekerin kontrolsüz yükselmesinin, çok karbonhidratlı beslenme, diyabet riski, hareketsizlik ve kötü beslenme gibi faktörlere bağlı olduğunu dile getirdi. Kandaki şekerin özellikle cilt, damar ve eklemlerde zarara yol açtığını ifade etti.<br />
<br />
Dr. Çoruhlu, Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmaya değindi. Burada, Google’ın AlphaFold yapay zekasının, vücudun yok edemediği şekerlenmiş proteinlerin yapısını 3 boyutlu olarak gösterdiğini ve bu proteinleri yok eden sentetik bir enzim geliştirildiğini anlattı. Bu sayede yaşa bağlı damar sertliği ve cilt hasarlarının geriye döndürülebileceği belirtildi.<br />
<br />
Kandaki şekerin zararını ölçmek için Hemoglobin A1c testinin önemli olduğunu vurguladı. Şekerin proteinlere yapışması sonucu oluşan glikozilasyonun (AGE) yaşlanma ve hastalıklarla bağlantılı olduğunu söyledi. Bu sürecin 2026 yılına kadar geri döndürülemez olduğu düşünülürken, yeni gelişmelerle bunun mümkün hale geldiğini açıkladı.<br />
<br />
Hasarın geri döndürülmesi için B1 vitamini (benfotiamin) ve karnosozin adlı moleküllerin etkili olduğunu belirtti. Bu iki içerikten oluşan Tiakarnosin adlı formülün, şekerin dokularda yarattığı hasarı yavaşlatabileceğini ifade etti.<br />
<br />
Dr. Çoruhlu, insülinin kan şekerini düzenlemede önemli rol oynadığını, ancak şekerin vücutta fazla ve yanlış zamanlarda bulunmasının zarar verdiğini söyledi. Şekerin damar, cilt ve göz gibi dokularda proteinlere yapışarak çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti.<br />
<br />
Son olarak, şekerin vücuttaki etkilerini azaltmak için şeker düzeyinin yatayda tutulmasının, ani yükselişlerin önlenmesinin önemine dikkat çekti. Sağlıklı beslenme ve destekleyici takviyelerle şekerin zararlarının azaltılabileceğini vurguladı.]]></description>
<link>https://medyahabercisi.com/sekerin-vucuda-verdigi-hasarin-azaltilmasi-ve-geri-dondurulmesi-mumkun-mu/1707/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:17:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DSÖ'den Trump'ın çocukluk aşıları kararına ilişkin açıklama</title>
<description><![CDATA[<img src="https://medyahabercisi.com/images/haberler/dsoden-trumpin-cocukluk-asilari-kararina-iliskin-aciklama-0d2855e0.webp" width="250"><br><p>D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; (DS&Ouml;) Genel Direkt&ouml;r&uuml; Tedros Adhanom Ghebreyesus, ABD&#39;nin &ccedil;ocukluk aşıları politikasındaki değişikliklere ilişkin sosyal medya &uuml;zerinden a&ccedil;ıklama yaptı.<br />
<br />
Ghebreyesus, her ebeveynin &ccedil;ocuklarını korumak istediğini belirterek, aşıların &ouml;l&uuml;mc&uuml;l hastalıkları &ouml;nlemede en g&uuml;&ccedil;l&uuml; ara&ccedil;lardan biri olduğunu ifade etti. DS&Ouml; olarak ABD&#39;nin aşılama politikalarındaki son değişikliklerin, &ccedil;ocukların en savunmasız olduğu d&ouml;nemlerdeki aşı dozları ve g&uuml;venli kombinasyonları konusunda onlarca yıllık bilimsel kanıtlarla uyumlu olmamasından endişe duyduklarını a&ccedil;ıkladı.<br />
<br />
Genel Direkt&ouml;r, aşıların g&uuml;venli olduğunu ve otizme neden olmadığını g&ouml;steren verilerin s&uuml;rekli g&uuml;ncellendiğini vurguladı. Aşıların geciktirilmesinin ya da dozların gereksiz şekilde ayrılmasının &ccedil;ocukları korumasız bırakabileceğine dikkat &ccedil;ekti. Ayrıca, ulusal aşılama programlarının yerel hastalık durumları ve sağlık sistemleri g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurularak uzmanlar tarafından belirlenmesi gerektiğini s&ouml;yledi.<br />
<br />
Ghebreyesus, aşılama politikalarının siyasi etkilerden bağımsız olarak bilimsel y&ouml;ntemlerle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.<br />
<br />
ABD Başkanı Donald Trump ise &ccedil;ocukluk d&ouml;nemi aşılarına y&ouml;nelik resmi tavsiyeleri ve hedeflenen hastalık sayısını azaltan, bazı kombine aşıları ayrı ayrı uygulanacak şekilde değiştiren bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı. Kararname kapsamında ebeveynlere aşılar hakkında daha fazla bilgi ve se&ccedil;enek sunulması hedefleniyor.<br />
<br />
Yeni tavsiyelerde, mevcut 18 hastalığa karşı planlanan aşılar 11 hastalığa indiriliyor. Kızamık, kabakulak ve kızamık&ccedil;ığa karşı yapılan MMR aşısı ise &uuml;&ccedil; ayrı aşıya b&ouml;l&uuml;nerek farklı randevularda yapılması &ouml;neriliyor.</p>
]]></description>
<link>https://medyahabercisi.com/dso-den-trump-in-cocukluk-asilari-kararina-iliskin-aciklama/1696/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:13:41 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DSÖ, Kongo'daki Ebola salgınının yayılma hızına dikkat çekti</title>
<description><![CDATA[<img src="https://medyahabercisi.com/images/haberler/dso-kongodaki-ebola-salgininin-yayilma-hizina-dikkat-cekti-8103463d.webp" width="250"><br><p>D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; (DS&Ouml;) Genel Direkt&ouml;r&uuml; Tedros Adhanom Ghebreyesus, Ebola salgını ve diğer sağlık sorunlarına ilişkin d&uuml;zenlenen basın toplantısında Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#39;ndeki (KDC) durumu değerlendirdi.<br />
<br />
Ghebreyesus, ge&ccedil;en hafta KDC&#39;yi ziyaret ederek yetkililerle g&ouml;r&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ve &uuml;lkenin kuzeydoğusundaki Ebola salgınına verilen yanıtı incelediklerini belirtti. KDC&#39;de kayıtlara ge&ccedil;en en b&uuml;y&uuml;k ikinci Ebola salgınının &ouml;nceki salgınlara g&ouml;re daha hızlı ilerlediğini s&ouml;yledi.<br />
<br />
Resmi verilere g&ouml;re salgın, 5 il ve 53 sağlık b&ouml;lgesinde 4 bin 449 doğrulanmış vaka ve 2 bin 61 &ouml;l&uuml;m bildirdi. Vakaların yaklaşık y&uuml;zde 90&#39;ı ve &ouml;l&uuml;mlerin y&uuml;zde 80&#39;i Ituri ilinde ger&ccedil;ekleşti. Ghebreyesus, hastalığın yayılmasının bu b&ouml;lgelerde devam ettiğini ifade etti.<br />
<br />
Bilinmeyen bulaşma zincirlerinin varlığına dikkat &ccedil;eken Ghebreyesus, bulaşmanın &ccedil;oğunlukla hastalığın son evresindeki kişilerle veya tedavi g&ouml;rmeyen &ouml;l&uuml;lerin cesetleriyle temas yoluyla ger&ccedil;ekleştiğini belirtti. Bu durumun salgının kontrol&uuml;n&uuml; zorlaştırdığını vurguladı.<br />
<br />
Ghebreyesus, erken klinik bakım ve g&uuml;venli defin işlemlerinin bulaşmayı &ouml;nlemede kritik olduğunu kaydetti. KDC h&uuml;k&uuml;meti ile iş birliği i&ccedil;inde m&uuml;dahale &ccedil;alışmalarının arttığını s&ouml;yledi.<br />
<br />
Ayrıca, Ebola vir&uuml;s&uuml;ne karşı &ouml;zel olarak geliştirilmiş iki aşının insanlar &uuml;zerinde faz bir g&uuml;venlik denemesinin başlatıldığını duyurdu. Salgının KDC doğusundaki Ituri eyaletinde 246 ş&uuml;pheli vaka ve 65 &ouml;l&uuml;m sonrası 15 Mayıs&#39;ta ilan edildiği belirtildi. Mayısta ortaya &ccedil;ıkan Bundibugyo Ebola varyantı i&ccedil;in onaylanmış tedavi veya aşı bulunmamaktadır.</p>
]]></description>
<link>https://medyahabercisi.com/dso-kongo-daki-ebola-salgininin-yayilma-hizina-dikkat-cekti/1695/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:13:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Mantarların ergotionin maddesi yaşlanma sürecini yavaşlatıyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://medyahabercisi.com/images/haberler/mantarlarin-ergotionin-maddesi-yaslanma-surecini-yavaslatiyor-c8b34b7c.webp" width="250"><br>Mantarlarda yüksek miktarda bulunan ergotionin maddesi, hücrelerde oluşan oksidatif stresi engelleyerek yaşlanma sürecini yavaşlatıyor.<br />
<br />
Ergotionin, doğal bir antioksidan olarak vücutta özel taşıyıcı mekanizmalarla dokulara aktarılıyor. Düzenli alımı, yaşa bağlı kronik iltihaplanmaları ve hücresel tahribatı azaltıyor. Bu madde bağışıklık sistemini güçlendirirken sinir hücrelerini koruyan bir kalkan oluşturuyor.<br />
<br />
Ergotionin kanda yüksek seviyelerde olduğunda organ deformasyonları ve hücresel yıpranma önleniyor. İstiridye, şitake ve kültür mantarlarında bulunan bu madde, sindirim sisteminden kana hızla geçiyor.<br />
<br />
Testlerde ergotionin seviyesi yüksek kişilerin hafıza ve bilişsel performanslarının daha iyi olduğu gözlemlendi. Zihinsel gerileme yaşayanlarda ise ergotionin seviyesi düşük bulunuyor. Düzenli tüketim damar yapısını koruyor, organ yetmezliği ve erken ölüm riskini azaltıyor.]]></description>
<link>https://medyahabercisi.com/mantarlarin-ergotionin-maddesi-yaslanma-surecini-yavaslatiyor/1694/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:13:24 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>