Boyner Vakfı, önümüzdeki beş yılda sosyal etki alanında bilgi üretmeyi ve deneyimini alana katkı sağlayan bir kurum olmayı amaçlıyor. Kadınların iş hayatına katılımını destekleyen projeler ve çok paydaşlı çalışmalar planlanıyor.
Boyner Grup CFO’su Özgür Tokgöz Altun, şirketin başarıyı sadece finansal göstergelerle değil, kadın çalışan oranları gibi sosyal göstergelerle de değerlendirdiğini belirtti. Grup Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu’nun yarısının kadınlardan oluştuğunu, genel kadın çalışan oranının yüzde 46’ya, Boyner Büyük Mağazacılık’ta ise yüzde 50,5’e ulaştığını aktardı.
Altun, kadınların ekonomik hayata katılımını desteklemek adına kendi istihdam politikalarında bu yaklaşımı uyguladıklarını ifade etti. "Seninle Tamam" projesini işe alım sürecinden daha geniş bir model olarak tanımlayan Altun, esnek çalışma, oryantasyon ve mesleki gelişim gibi unsurların bu modelin parçaları olduğunu söyledi. Projenin ilk aşaması altı şehirde test edildi ve ilerleyen dönemde Boyner mağazalarının bulunduğu şehirlerde yaygınlaştırılması planlanıyor. Üç yıl içinde 5.000’den fazla kadının iş hayatına yeniden katılması hedefleniyor.
Boyner Vakfı Genel Sekreteri Cihan Alpay, vakfın 2016 yılında kurulduğunu, ancak toplumsal fayda çalışmalarının Boyner tarihine daha eskiye dayandığını hatırlattı. Alpay, vakfın burs vermenin ve bağış yapmanın ötesinde, eğitim, girişimcilik, kadınların ekonomik güçlenmesi, sosyal inovasyon ve çocukların korunması gibi alanlarda çok paydaşlı projeler geliştiren bir sosyal etki kuruluşu olmayı hedeflediğini belirtti.
Alpay, önümüzdeki dönemin anahtar kelimesinin "etki" olduğunu vurgulayarak, ilk Sosyal Etki Raporu ile yaratılan değişimin sürdürülebilirliği ve desteklenen kişilerin başkalarının hayatında değişim yaratıp yaratmadığının takip edileceğini söyledi. Uzun vadede mezunlar, mentorlar, gönüllüler, üniversite elçileri ve destekçilerin birbirini desteklediği bir topluluk oluşturulması amaçlanıyor.
Kaynak
Haber Merkezi
2
okunma