Hiroshima Üniversitesi araştırmacıları, turşu üretiminden kalan sıvılarda mikroorganizma yetiştirerek DHA ve EPA üretmeyi başardı. Yöntem, turşu fabrikalarındaki atıkların değerlendirilmesine olanak sağlıyor.
Hiroshima Üniversitesi'ndeki araştırma ekibi, Japonya'da yaygın olarak tüketilen üç farklı turşunun üretiminden arta kalan sıvıları inceledi. Amaç, fabrikalarda oluşan bu atık sıvıları doğrudan bertaraf etmek yerine değerli bir ürüne dönüştürmekti.
Araştırmacılar, Hiroshimana, sakura turpu ve umeboshi turşularından kalan sıvılara Aurantiochytrium sp. L3W adlı mikroorganizmayı ekledi. Bu mikroorganizma, deniz ortamlarında yaşayan ve yağ asidi üretme yeteneğine sahip bir türdür. Turşu sıvıları, mikroorganizmanın büyümesi için gerekli karbon ve azot gibi maddeleri içeriyor.
Deneylerde, özellikle Hiroshimana turşusundan kalan sıvının katkı maddesi eklenmeden ve sterilize edilmeden kullanılabildiği gözlemlendi. Mikroorganizmalar burada çoğalarak DHA ve EPA üretimi gerçekleştirdi. En iyi sonuçta mikroorganizmanın her gram biyokütlesinde 60,6 miligram DHA ve 2,5 miligram EPA elde edildi. DHA ve EPA, omega-3 yağ asitleri arasında yer alıyor ve gıda ile takviye ürünlerinde kullanılıyor.
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer yönü üretim potansiyelidir. Ortalama bir Hiroshimana turşusu fabrikasında yılda yaklaşık 100 ton sıvı atık ortaya çıkıyor. Bu miktar kullanılarak yaklaşık 26 kilogram DHA ve 810 gram EPA üretilebileceği hesaplandı.
Ayrıca, kullanılan turşu sıvısı yeniden kullanılarak mikroorganizmalar tekrar yetiştirilebildi. Ancak her kullanımda verim azalıyor; sıvıda biriken laktik asit mikroorganizmaların gelişimini yavaşlatıyor ve DHA ile EPA üretimini düşürüyor. Bu nedenle sıvının kaç kez yeniden kullanılabileceğinin bir sınırı bulunuyor.
Araştırmacılar, yöntemin geliştirilmesi halinde turşu fabrikalarında ortaya çıkan büyük miktardaki sıvı atığın değerlendirilmesinin mümkün olacağını belirtti. Üretilen omega-3'ün kullanım alanları arasında tavuk yemleri de yer alıyor. Böylece, omega-3 bakımından zenginleştirilmiş yumurtalar üretilebileceği ifade edildi. Ayrıca, bu yöntemin balık yetiştiriciliğinde kullanılan yemlerde değerlendirilmesi de seçenekler arasında bulunuyor.
KaynakHaber Merkezi1okunma