Yunanistan merkezli Militaire dergisi, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin Suriye'de başlayıp Doğu Akdeniz'e yayılabileceğini ve NATO için zor bir sınav yaratabileceğini değerlendirdi. Analizde, savaş kararı olmadan askeri olayların krizi tırmandırabileceği ifade edildi.
Türkiye ile İsrail arasındaki gerilim, Suriye'den Doğu Akdeniz'e kadar uzanan geniş bir coğrafyada yeni güvenlik dengelerine işaret ediyor. Yunanistan merkezli Militaire dergisi, olası bir çatışmanın nasıl gelişebileceğine dair bir analiz yayımladı.
Analizde, iki ülkenin resmi olarak savaş kararı almadan sahada yaşanacak tek bir askeri olayın büyük bir krizi tetikleyebileceği belirtildi. Tarafların askeri hamlelerinin kontrol edilemez hale gelmesi durumunda sıcak çatışma ihtimali gündeme gelebilir.
Militaire, bir Türk uçağı veya askeri tesisinin İsrail tarafından hedef alınmasının “tehlike zincirini” başlatabileceğini ve Türkiye'nin misilleme yapmasıyla çatışmanın giderek büyüyebileceğini kaydetti.
Analize göre çatışmanın başlayabileceği ilk ve en muhtemel bölge Suriye. Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığını sürdürdüğü ve ülkeyi kritik bir güvenlik alanı olarak gördüğü, İsrail'in ise bu varlığı tehdit olarak değerlendirdiği ifade edildi.
Yunan analist Dim. Stathakopoulos, iki ülkenin askeri gerçekliklerinin aynı sahada kesişmesinin doğrudan çatışma riskini artırdığını, özellikle İsrail'in Türk hedeflerine yönelik saldırılarının Ankara'nın misillemesine yol açabileceğini vurguladı.
Militaire'nin senaryosunda çatışmanın Suriye ile sınırlı kalmayabileceği, karşılıklı saldırıların Doğu Akdeniz'e yayılabileceği ve Kıbrıs'ın bu süreçte önemli bir rol oynayabileceği belirtildi. Kıbrıs'ın kuzeyindeki Türk askeri varlığı, İsrail için operasyonel açıdan kritik bir unsur olarak değerlendirildi.
Analizde, bu tür bir çatışmanın sonuçlarının Suriye'deki olaylardan daha karmaşık olabileceği ifade edildi. Ayrıca, NATO'nun müdahale süreci tartışıldı; Türkiye'nin güvenliğinin tehdit edilmesi halinde 4. madde kapsamında istişare talep edilebileceği, gerçek bir silahlı saldırı halinde ise 5. maddenin devreye girebileceği ancak bunun otomatik bir savaş anlamına gelmediği belirtiliyor.
NATO'nun kolektif savunma mekanizmasının her üye ülkenin kendi tedbirlerini belirlemesine olanak tanıdığı ve askeri güç kullanımının yanı sıra istihbarat ve savunma faaliyetlerini de kapsayabileceği hatırlatıldı. Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde kolektif savunmaya bağlılığın teyit edildiği ifade edildi.
Yunanistan açısından durumun karmaşık olduğu vurgulandı. Atina'nın hem NATO kapsamında Türkiye'nin müttefiki olduğu hem de İsrail ile savunma işbirliğini geliştirdiği belirtildi. Yaklaşık 3 milyar euro değerindeki Aşil Kalkanı Anlaşması bu işbirliğinin göstergesi olarak gösterildi.
Son olarak, İsrail ile Türkiye arasında genel bir savaş çıkması için resmi savaş kararı alınmasının şart olmayabileceği, bu nedenle Yunanistan'ın olası senaryolara yönelik hazırlık yapması gerektiği kaydedildi. Militaire'ye göre asıl mesele, Suriye'de başlayabilecek sınırlı bir çatışmanın Doğu Akdeniz ve Kıbrıs üzerinden NATO'nun merkezine kadar uzanan bir krize dönüşüp dönüşmeyeceği.
Kaynak
Haber Merkezi