Çiçek hastalığına karşı Osmanlı'da uygulanan çiçekleme yöntemi Edirne'den Avrupa'ya yayıldı
Osmanlı topraklarında 18. yüzyılda uygulanan çiçekleme yöntemi, İngiliz Lady Mary Wortley Montagu aracılığıyla Avrupa'ya taşındı. Modern aşının öncüsü olan bu yöntem, çiçek hastalığına karşı kontrollü bağışıklık sağlamayı amaçlıyordu.
Çiçek hastalığı, özellikle çocuklarda yüksek ölüm oranlarına neden olan bulaşıcı bir hastalık olarak tarihte önemli bir sağlık sorunu oldu. Osmanlı İmparatorluğu döneminde, hastalığa karşı variolasyon ya da çiçekleme adı verilen bir yöntem kullanılıyordu. Bu yöntemde, hastalığı geçirmiş kişilerin lezyonlarından alınan materyal sağlıklı kişilerin cildine uygulanarak kontrollü bir bağışıklık oluşturulmaya çalışılıyordu. Ancak bu uygulama tamamen risksiz değildi; hastalar hastalanabiliyor ve hastalığı başkalarına bulaştırabiliyordu.
Çiçekleme yöntemi Osmanlı topraklarında, özellikle Edirne'de uygulanmaya başlanmış ve 1717 yılında İngiliz aristokrat Lady Mary Wortley Montagu tarafından gözlemlenmişti. Montagu, eşi Edward Wortley Montagu'nun diplomatik görevi nedeniyle Osmanlı'da bulunurken Edirne'deki uygulamayı yakından inceledi. 1 Nisan 1717'de İngiltere'deki arkadaşına yazdığı mektupta, yöntemi ayrıntılı biçimde anlattı. Montagu, uygulamanın genellikle sonbaharda yapıldığını, ailelerin bir araya gelerek deneyimli kadınlar tarafından çiçekleme işleminin gerçekleştirildiğini belirtti. Hastalığın genellikle hafif geçtiğini ve hastaların kısa sürede iyileştiğini aktardı. Ayrıca, Montagu bu yöntemi oğluna da uygulamıştı.
Montagu, İngiltere'ye döndükten sonra Osmanlı'daki bu yöntemin tanınmasına ve uygulanmasına katkıda bulundu. Bu nedenle, Osmanlı'daki variolasyon uygulamasının Batı Avrupa'ya aktarılmasında önemli bir figür olarak kabul ediliyor.
18. yüzyıldaki çiçekleme yöntemi, 1796 yılında İngiliz hekim Edward Jenner tarafından geliştirilen modern aşıdan farklıydı. Jenner, sığır çiçeği geçiren kişilerin çiçek hastalığına karşı korunduğunu gözlemleyerek yeni bir aşılama yöntemi geliştirdi. Bu çalışma, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilk başarılı aşı olarak kabul edildi ve variolasyondan modern aşılama yöntemine geçiş sağlandı.
Türkiye'de özellikle 20. yüzyılda uygulanan çiçek aşısı, kolda yuvarlak ve belirgin bir iz bırakabiliyor. Bu iz, Osmanlı dönemindeki çiçekleme uygulamasından değil, modern aşının uygulandığı dönemden kalmadır. Dolayısıyla kolunda bu iz bulunan kişilerin mutlaka geçmişte hastalığı geçirdiği anlamına gelmez, aşı olduklarını gösterir.
Çiçek hastalığının dünya çapındaki mücadelesinde son doğal vaka 1977 yılında Somali'de kaydedildi. 1978'de İngiltere'de bir laboratuvar kazası nedeniyle hastalık tekrar görüldü. Dünya Sağlık Örgütü'nün bilim insanlarından oluşan komisyonu, 1979 yılında hastalığın dünya genelinde ortadan kaldırıldığını onayladı. Mayıs 1980'de ise Dünya Sağlık Asamblesi çiçek hastalığının tamamen eradike edildiğini resmen ilan etti.
Kaynak
Haber Merkezi
0
okunma