Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Yılmaz, Poliendokrin Metabolik Over Sendromu'nun (PMOS) en yaygın belirtisinin adet düzensizliği olduğunu belirtti. Yaşam tarzı değişikliklerinin hastalık yönetiminde önemli rol oynadığı vurgulandı.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Yılmaz, insülin direncinin kontrolünde yaşam tarzı değişikliklerinin etkili olduğunu söyledi. Düşük glisemik indeksli, lif açısından zengin ve dengeli beslenmenin düzenli egzersizle desteklenmesinin insülin duyarlılığını artırdığı, kan şekerini dengelediği ve hormonları olumlu etkilediği belirtildi. Vücut ağırlığının yüzde 5-10’unun kaybedilmesinin adet düzeni ve yumurtlamayı iyileştirdiği, androjen seviyelerini düşürerek tüylenme, akne ve saç dökülmesini azalttığı ifade edildi. Bu değişikliklerin doğurganlığı artırdığı ve karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığına dikkat çekildi.
Yılmaz, yaşam tarzı değişikliklerinin insülin direnci, inflamasyon ve obezite gibi temel sorunlara odaklandığını, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve endometriyum kanseri riskini azalttığını belirtti. Ayrıca enerji ve uyku kalitesinin arttığını, ruh hâlinin iyileştiğini, anksiyete ve depresyon riskinin azaldığını, kas kütlesinin arttığını ve yağ oranının düştüğünü söyledi. İlaçların belirtilerin kontrolüne yardımcı olduğu ancak yaşam tarzı değişikliklerinin daha önemli olduğu vurgulandı.
PMOS’un en sık görülen belirtisinin yumurtlama bozukluğuna bağlı adet düzensizliği olduğunu belirten Yılmaz, 35 günden uzun adet aralıkları, yılda sekizden az adet görme, adetlerin tamamen kesilmesi ya da yoğun ve öngörülemeyen kanamalar yaşanmasının bu duruma işaret edebileceğini ifade etti. Androjen yüksekliğine bağlı aşırı tüylenme, inatçı akne, ciltte yağlanma ve saçlarda incelme gibi belirtiler görülebilir. Karın bölgesinde kilo artışı, kilo vermede güçlük, sık acıkma ve tatlı isteği de yaygın belirtiler arasında yer alıyor. Boyun, koltuk altı ve kasıklardaki koyu renkli, kadifemsi cilt kalınlaşmasının insülin direncinin belirtisi olabileceği bildirildi. Gebe kalmada güçlük, yorgunluk, uyku apnesi, ruh hâli değişiklikleri, anksiyete ve depresyonun da tabloya eşlik edebileceği ifade edildi. Belirtilerin kişiden kişiye değiştiği ve benzer yakınmaları olanların sağlık merkezine başvurması gerektiği uyarısı yapıldı.
Op. Dr. Zeynep Yılmaz, PMOS hakkında yaygın yanlış bilinenleri de açıkladı. "Polikistik" ifadesinin yanıltıcı olabileceğini, yumurtalıklardaki yapıların gerçek kist olmadığını ve her hastada görülmeyebileceğini belirtti. Ultrason görüntüsünde kist olmaması PMOS olmadığı anlamına gelmez. Kilo artışı her hastada görülmese de PMOS kilo ile sınırlı değildir; zayıf veya normal kilolu kadınlarda da ortaya çıkabilir. PMOS kronik bir sağlık sorunu olup, tamamen ortadan kalkmasa da ilaç ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabilir. Sosyal medyada bazı diyet ve takviyelerle tamamen iyileşeceği iddialarına temkinli yaklaşılması gerektiği vurgulandı.
PMOS yumurtlama düzensizliği nedeniyle gebe kalmayı zorlaştırabilir ancak çocuk sahibi olmaya engel değildir. Pek çok kadın doğal yolla veya destekleyici tedavilerle gebe kalabilir. Doğum kontrol hapları belirtileri kontrol etmeye yardımcı olsa da tek başına yeterli değildir. Tedavide insülin direnci, metabolik riskler ve uzun vadeli sağlık sorunları göz önünde bulundurularak beslenme ve egzersiz içeren bütüncül yaklaşım benimsenmelidir.
PMOS sadece üreme sağlığını değil hormonları ve metabolizmayı etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunudur. Uzun vadede tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkilendirilebilir. Bu yüzden sadece jinekolojik açıdan değerlendirilmemelidir. Vücut ağırlığının yüzde 5-10’unun kaybedilmesi belirtilerde iyileşme sağlar ancak PMOS’u tamamen ortadan kaldırmaz. Hastalığın gelişiminde genetik ve hormonal etkenler de rol oynar. Kilo veremeyen kişilerin yeterince çaba göstermemekle suçlanmaması gerektiği belirtildi.
Adet düzensizliği PMOS’un en sık görülen belirtisi olsa da tek başına tanı için yeterli değildir. Tiroid hastalıkları, stres ve diğer hormonal sorunlar da adet döngüsünü etkileyebilir. Bu nedenle PMOS tanısı diğer nedenler dışlandıktan sonra konulmalıdır.
Kaynak
Haber Merkezi
2
okunma