Anadolu'nun bazı bölgelerinde yeni doğan bebeklere ter kokusunu önlemek amacıyla tuz sürülmesi geleneği devam ediyor. Çocuk Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Yakup Söğütlü, bu uygulamanın bebeklerde cilt tahrişi ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
Anadolu'nun farklı bölgelerinde yeni doğan bebeklere ter kokusunu önlemek ve sağlıklı olmaları için tuz sürülmesi geleneği sürdürülüyor. Bu uygulama, kuşaktan kuşağa aktarılan ve toplumun doğum, temizlik ile sağlık anlayışının bir parçası haline gelmiş bir gelenek olarak biliniyor.
Tuzun tarih boyunca koruyucu ve arındırıcı etkisine inanılmış, bu nedenle bebeğin cildine sürüldüğünde terlemeyi ve kötü kokuyu önleyeceği düşünülüyor. Ancak Çocuk Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Yakup Söğütlü, terleme ve koku oluşumunun genetik, hormonlar ve deri mikrobiyomu ile ilişkili olduğunu, tuzun bu süreci değiştirmesinin fizyolojik olarak mümkün olmadığını ifade ediyor.
Doç. Dr. Söğütlü, bebeğin cildine tuz sürmenin ciltte tahriş, dermatit, kimyasal yanıklar ve enfeksiyon riskini artırdığını belirtiyor. Ayrıca, tuzun ciltten emilmesi ve bebeğin yetersiz beslenmesiyle sıvı-tuz dengesinin bozulabileceğini, bunun da hipernatremi, dehidratasyon, havale, beyin hasarı ve nadiren ölüme yol açabileceğini vurguladı.
Uzman, ince ve olgunlaşmamış bebek cildinden tuzun emildiğini, bu durumun özellikle az beslenen bebeklerde kandaki sodyum seviyesinin tehlikeli şekilde yükselmesine neden olabileceğini aktardı. Ülkemizde tuzlama nedeniyle hipernatremi ve ciddi cilt lezyonlarıyla acil servise başvuran vakalar bulunduğunu ifade etti.
Bebek tuzlama geleneği çoğunlukla aile büyüklerinin iyi niyetiyle önerilen bir uygulama. Ancak Doç. Dr. Söğütlü, ailelere yenidoğanın cildine geleneksel maddeler uygulamamaları, bebeğin cildinin nazikçe ılık suyla yıkanması, sert sabun ve kimyasallardan kaçınılması, göbek bağının kuru ve temiz tutulması, anne sütüyle beslenme ve düzenli sağlık kontrollerinin önemini hatırlattı.
Ayrıca bebeklerin ateşini düşürmek amacıyla sirkeli su kullanmanın da cilt tahrişine, vücut dengesinin bozulmasına yol açabileceği ve ateşi düşürmede etkili olmadığı belirtildi. Doç. Dr. Söğütlü, ateşli bebeklerde hekimin önerdiği ateş düşürücülerin kullanılması ve gerekiyorsa ılık suyla silinmesini önerdi.
Sonuç olarak, yenidoğan bebeklerin cildi tuz ve sirkeyi kaldıracak yapıda olmadığı, bu tür geleneksel uygulamaların fayda sağlamadığı ve sağlık risklerine yol açabileceği vurgulandı.
Kaynak
Haber Merkezi
0
okunma