Karpuz, yüksek su içeriğiyle yaz aylarında ferahlatıcı bir seçenek sunuyor. Diyetisyen Şevval Işıklı, doğru porsiyonlarda tüketilmesi gerektiğini belirterek fazla tüketimin kan şekeri ve sindirim sorunlarına yol açabileceğini vurguladı.
Medical Park Ataşehir Hastanesi Diyetisyeni Şevval Işıklı, karpuzun yaklaşık yüzde 90-92'sinin sudan oluştuğunu belirtti. Bu özelliğiyle sıcak havalarda serinletici bir alternatif olduğunu ve günlük sıvı alımına katkı sağladığını ifade etti. Ayrıca C vitamini, beta-karoten, potasyum ve likopen gibi besin öğeleri içerdiğini söyledi. Likopenin kalp sağlığını desteklediğini aktardı.
Işıklı, karpuzun sağlıklı olmasına rağmen sınırsız tüketilmemesi gerektiğini belirtti. Sağlıklı yetişkinler için günlük 1-2 porsiyonun yeterli olduğunu ifade etti. Bir porsiyonun 150-200 gram, ince bir dilim ya da iki küçük kase doğranmış karpuza denk geldiğini açıkladı. Farklı meyveler tüketiliyorsa karpuz miktarının buna göre ayarlanması gerektiğini söyledi.
Diyetisyen, "Nasıl olsa su oranı yüksek" düşüncesiyle kontrolsüz tüketimin yanlış olduğunu belirtti. Karpuzun doğal meyve şekeri içerdiğini ve fazla tüketildiğinde enerji alımını artırabileceğini ifade etti. Tek seferde fazla karpuz tüketiminin kan şekerinde ani yükselmelere, şişkinlik, gaz, mide rahatsızlığı ve ishal gibi sindirim sorunlarına yol açabileceğini söyledi.
Karpuzun düşük kalorili olmasına rağmen büyük porsiyonlarda kalori alımını artırabileceğini belirten Işıklı, sınırsız tüketilmemesi gerektiğini vurguladı. Karpuzun tek başına öğün olarak tercih edilmesinin uzun süre tokluk sağlamayacağını, protein ve yağ içeriğinin düşük olduğunu ve kısa sürede acıkmaya neden olabileceğini ifade etti.
Işıklı, karpuzun yoğurt, kefir, az yağlı peynir ya da çiğ badem ve ceviz gibi protein ve sağlıklı yağ içeren besinlerle birlikte tüketilmesinin tokluk süresini uzattığını ve kan şekerinin daha dengeli seyretmesini sağladığını belirtti. Yaz aylarında sık tercih edilen karpuz-peynir ikilisinin doğru porsiyonlarda dengeli bir öğün alternatifi olabileceğini söyledi.
Diyabet ve insülin direnci olan kişilerin karpuzu tamamen hayatlarından çıkarmalarına gerek olmadığını ifade eden Işıklı, önemli olan tüketim miktarı ve eşlik eden besinler olduğunu belirtti. Büyük porsiyonlar yerine ara öğün olarak ve protein içeren besinlerle tüketilmesinin kan şekerinin daha dengeli yükselmesine katkı sağlayacağını söyledi. Aç karnına tüketmek yerine beslenme planına uygun porsiyonlarda tercih edilmesini önerdi.
Karpuzun yüksek su içeriğinin sıvı alımına katkı sağladığını ancak suyun yerini tutmadığını belirten Işıklı, yaz aylarında terlemeyle birlikte su ve elektrolit kaybı yaşandığını, bu nedenle karpuz tüketiminin faydalı olmasına rağmen yeterli su içmenin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Karpuz seçerken kabuğunun sağlam, ezik ve çatlaklardan uzak olmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Işıklı, kesildikten sonra oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemesi, üzerinin kapatılarak buzdolabında saklanması gerektiğini ifade etti. Mümkünse 2-3 gün içinde tüketilmesini önerdi. Yaz sıcaklarında dışarıda uzun süre bekleyen kesilmiş karpuzlarda bakteri üremesinin hızlanabileceğini söyledi.
Çocuklar, yaşlılar ve hamilelerin uygun porsiyonlarda karpuz tüketebileceğini belirten Işıklı, böbrek hastalarının özellikle potasyum kısıtlaması varsa tüketim miktarını hekim ve diyetisyenleriyle planlamalarının doğru olduğunu ifade etti.
Kaynak
Haber Merkezi
2
okunma