Doç. Dr. Emre Salabaş, bel çevresindeki yağlanmanın testosteron düzeylerini düşürebileceğini belirtti. Testosteron testi sonuçlarının değerlendirilmesinde tek ölçümün yeterli olmadığını vurguladı.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, erkeklerde testosteron düzeyinin sadece cinsel sağlık açısından değil, genel sağlık ve metabolik denge için de önemli olduğunu ifade etti.
Salabaş, özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın testosteron seviyeleri üzerinde etkili olabileceğini belirterek, fazla kilo ve geniş bel çevresinin hormon düzeylerindeki düşüşle ilişkili olduğunu söyledi. Bu nedenle vücuttaki yağ dağılımının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.
Bel çevresindeki artışın insülin direnci ve diğer metabolik sorunlarla bağlantılı olduğunu aktaran Salabaş, bu durumun testosteron düzeylerini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Bu nedenle bel çevresinin yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Testosteron düşüklüğünün bazı erkeklerde yaşam tarzı ve kilo artışıyla ilişkili olabileceğini dile getiren Salabaş, kilo kontrolü ve metabolik sağlığın iyileştirilmesinin hormon düzeylerine olumlu yansıyabileceğini söyledi.
Testosteron düşüklüğünde en belirgin belirtilerin cinsel istekte azalma, sabah ve gece sertleşmelerinin azalması ile sertleşme problemi olduğunu belirten Salabaş, yorgunluk, enerji kaybı ve motivasyon azalmasının da eşlik edebileceğini ancak bu şikayetlerin tek başına testosteron eksikliği anlamına gelmediğini vurguladı.
Uluslararası üroloji kılavuzlarına göre toplam testosteron seviyesinde 350 ng/dL önemli bir eşik olarak kabul ediliyor. 350 ng/dL üzerindeki değerlerde testosteron eksikliği olasılığı düşük, 231 ng/dL altındaki değerlerde ise eksiklik ve belirtiler daha olasıdır. 231 ile 350 ng/dL arasındaki değerler ise "gri bölge" olarak tanımlanır ve sadece laboratuvar sonucuna bakarak tanı koymak doğru değildir.
Salabaş, özellikle fazla kilolu erkeklerde serbest testosteron düzeyinin de değerlendirilmesinin gerekebileceğini söyledi. Testosteron ölçümünün sabah saat 10.00'dan önce ve aç karnına yapılmasının önemine dikkat çekti. Günün ilerleyen saatlerinde veya tok karnına yapılan ölçümlerde değerlerin daha düşük çıkabileceğini belirtti.
Son olarak Salabaş, tek bir düşük testosteron sonucu ile karar verilmemesi gerektiğini, farklı bir günde ikinci bir ölçümle doğrulama yapılmasının önem taşıdığını ifade etti.
KaynakHaber Merkezi