Yazın artan sıcaklık ve nem, uyku kalitesini düşürerek sabah yorgunluğuna yol açıyor. Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, sağlıklı uyku için ortamın serin tutulması, hafif beslenilmesi ve ışık maruziyetinin azaltılması gerektiğini belirtti.
Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, yetersiz ve kalitesiz uykunun baş ağrısı, bellek zayıflaması, dikkat dağınıklığı ve kronik yorgunluk gibi sorunlara yol açtığını açıkladı. Uykunun beynin işlevlerini askıya aldığı pasif bir dinlenme hali olmadığını, aksine vücudun kapsamlı biyolojik onarım süreci olduğunu vurguladı.
Gencer, yetişkinlerin gece 7 ila 9 saat kesintisiz kaliteli uykuya ihtiyacı olduğunu ifade etti. Kronik uyku yetersizliğinin yorgunlukla sınırlı kalmayıp çeşitli sağlık sorunlarına neden olduğunu belirtti. Derin uyku sırasında beyin zararlı maddeleri temizler, öğrenilen bilgileri kalıcı belleğe aktarır, stres hormonlarını dengeler ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
Uykusuzluk kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, obezite, bağışıklık zayıflığı, depresyon, anksiyete, zihinsel işlev kaybı ve trafik kazaları riskini artırır. Sağlıklı uyku için vücut sıcaklığının 1-1,5 derece düşmesi gerekir. Yüksek ortam sıcaklığı bu düşüşü engelleyerek uykuya dalmayı ve derin uyku evresini zorlaştırır.
Sıcak havalarda uyku sorunlarının sebepleri arasında vücut ısısının düşmemesi, terleme, sık uyanma, kalp hızının artması, gece neminin yükselmesi ve geç saatlere uzayan aydınlık bulunur. Terleme uyku bütünlüğünü bozar, yüksek kalp hızı sinir sisteminin dinlenmesini geciktirir. Yüksek nem ise terlemenin buharlaşmasını engeller.
Gencer, uyku kalitesinin korunması için yatmadan 1-2 saat önce odanın havalandırılması, klimanın 18-20 dereceye ayarlanması ve doğrudan üflememesini önerdi. Ilık duşun vücut sıcaklığını düşürerek uykuya geçişi kolaylaştırdığını, pamuklu, keten veya bambu çarşafların nem yönetimini desteklediğini söyledi. Sentetik ürünlerin terlemeyi artırdığına dikkat çekti.
Sıvı alımının yeterli olması gerektiğini ancak yatmadan önce aşırı sıvı tüketiminden kaçınılması gerektiğini belirtti. Sindirim sürecinin vücut ısısını yükselttiğini, bu nedenle yatmadan 2-3 saat önce hafif ve sindirimi kolay besinlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Yoğun fiziksel aktivitenin de uykuya geçişi geciktirdiğini söyledi.
Yaz aylarındaki uzun gündüz ışığına karşı kalın veya karartma perde kullanılması, melatonin salgısının zamanında başlamasını destekler. Uykuya dalma zorluğu, uyku bozukluğu, gündüz aşırı uyku hali, horlama, nefes durması, huzursuz bacak sendromu ve ruh hali değişiklikleri gibi durumlarda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bu belirtiler tıbbi müdahale gerektiren uyku bozukluklarının işareti olabilir.
Kaynak
Haber Merkezi
0
okunma